Arþiv: 'Bitki Terapi Yöntemleri' Kategorisi

MİGREN

Thursday, December 28th, 2006

MİGREN

Gerekli olanlar: Defne yaprağı, Oğul otu, Fesleğen

Kullanılışı: 2 su bardağı kaynar su içerisine birer tatlı kaşığı hafif ezilmiş defne, oğul otu ve fesleğen koyularak 15 dakika demlenecek. Ilık olarak yudumlayarak yavaş yavaş içilecek. Şeker hastalığı olmayanlar bir kaşık bal ile tatlandırabilirler. Günde 2-3 bardak içilebilir. Düzenli olarak en az 1 ay devam edilmelidir. Gün içerisinde çay kahve yerine adaçayı, ıhlamur, oğul otu bitki çayları içilmesi faydalıdır. Çay, kahve, sigara, alkol mümkün olduğunca kullanılmamalıdır.

KABIZLIK

Thursday, December 28th, 2006

KABIZLIK

Gerekli olanlar: Keten tohumu (çekilmiş, toz), sinemaki, rezene, anason.

Kullanılışı: Bir su bardağı kaynar su içerisine 5-6 yaprak sinemaki yaprağı, birer çay kaşığı anason ve rezene havanda ezilerek koyulacak. 15 dakika demlenerek aç iken günde 1-2 bardak içilecek. (sinemaki miktarını artırmayınız, bağırsak tembelliği yapabilir)

Günde 1 defa aç iken bir yemek kaşığı keten tohumu tozu su ile içildiğinde de bağırsakları çalıştırmaktadır. Yan etkisi yoktur. Günde 3 yemek kaşığı yenebilir.

Ayrıca kayısı, erik, incir kurusu veya tazesi öğün aralarında yendiğinde bağırsakların çalışmasını hızlandırır. Çay, kahve, kola, muz, çikolata, bira ve şarap kabız olmanızı kolaylaştıran yiyeceklerdendir.

HEMOROID (Basur)

Thursday, December 28th, 2006

HEMOROID (Basur)

Gerekli olanlar: Civanperçemi, meyan kökü, kırmızı kantaron otu, kudret narı.

Kullanılışı: 3 su bardağı kaynar su içerisine birer tatlı kaşığı ezilmiş veya toz halinde civanperçemi, meyan kökü ve kantaron otu koyularak 20 dakika demlenecek. Sabah, öğlen, akşam aç iken bir su bardağı içilecek. Günde 1 defa aç iken bir kaşık kudret narı yenilecek veya su ile içilecek. Düzenli olarak 1 ay devam edilmelidir. (Şeker hastalığı olanlar Meyan kökünü kullanmamalıdır.)

KANSIZLIK (Anemi)

Thursday, December 28th, 2006

KANSIZLIK (Anemi)

Kansızlık, damarlarda akan kanın miktarında bir azalma deÄŸil, kandaki alyuvarların sayısındaz veya alyuvarlara renk kazandıran proteinde (hemoglobin) oluÅŸan bir azalmanın ifadesidir. Kansızlığın baÅŸlıca belirtisi derinin ve mukozaların (dudaklar, ağız boÅŸluÄŸu ve göz kapaklarının iç yüzeyi) belirgin derecede solgunluÄŸudur. Kansızlık çeken kiÅŸiler çabuk yorulurlar, sinirlenmeye yatkındırlar, bir konuya odaklanmada zorlanırlar ve genelde uykusuzluk çekerler. Aşırı derecedeki kansızlıklarda ise el ve ayaklarda karıncalanma biçiminde belirti veren sinirsel bozukluklar oluÅŸabilir. Dünya nüfusunu %30′u kansızlık çekmekte ve bunun yarısı demir yetersizliÄŸinden kaynaklanmaktadır.

Doktora danışmadan demir hapı kullanılmamalıdır. Yapılan kan tahlilinde demir oranı düşük ise kullanılmalıdır. Fazla oranda alınan demirin böbreklere ve karaciğere zararı vardır.

Kansızlığın sebebi sürekli kan kaybı (örneğin fazla adet kanaması veya hemoroid kanaması) ve demir eksikliğidir. Demir kana kırmızı rengini kazandıran proteinin önemli bir elemanıdır. Bedende yeterli demir olmadığında, kemik iliğindeki sürekli yeni kan üretimi aksamaya basşlar. Demir eksikliği, ağır kanamaların, besin yoluyla alınan demir miktarındaki azalmanın veya mide ve bağırsakların demiri gereğince özümseyememesinin bir sonucudur. Ayrıca mide mukoza işlevlerindeki bir aksama da, B12 vitamini eksikliği ile bağlantılı olarak kansızlıkta rol oynayabilir.

Kansızlığı ortadan kaldırmak için öncelikle kansızlığa sebep olan unsurları ortadan kaldırmak gerekir. Fazla adet kanaması veya hemoroid kanaması varsa tedavi edilmelidir.

Alınan gıdalara dikkat etmek gerekir. Fazla miktarda çay, kahve, kola, sigara, alkol tüketimi kansızlığa neden olabilmektedir. Gıdalarla birlikte içilen çay, besinlerdeki demir ve C vitamininin vücut tarafından emilemeden idrar ile atılmasına sebep olabilmektedir. Çayı yemekten yaklaşık 1 saat sonra içmek daha yararlıdır. Sigara ve alkolde vücudun kalsiyumu kullanma yeteneğini azaltarak kemik erimesine yol açmaktadır. Sigaranın ayrıca kemik hücrelerine toksik etkisi vardır.

Kansızlığı yenmek için özellikle B12, C vitamini ve demir içeren gıdalar almak gerekir. Karaciğer ve tüm kırmızı etler, yumurta, kuru baklagiller, pekmez, yeşil sebzeler, domates, tere, roka, kuruyemiş, süt ve ürünleri, iyi kaynaklardır. Demir, sebzelerin kabuğuna yakın yerlerde daha çok bulunduğundan patates gibi sebzelerin kabuğu içinde pişirilmesi daha çok demir alınmasını sağlar. Gıdaların haşlama suyunu (ıspanakta olduğu gibi) atılması demir kaybına neden olur. Kansızlıkta saf arı poleni de mutlaka kullanılmalıdır. İçeriğinde birçok vitamin (Özellikle B grubu vitaminler), mineraller ve aminoasit bulunmaktadır.

ÅžEKER HASTALIÄžI

Thursday, December 28th, 2006

ÅžEKER HASTALIÄžI

Gerekli olanlar: Kekik, mersin yaprağı, ceviz yaprağı, zeytin yaprağı

Kullanılışı: Her sabah 2 büyük su bardağı kaynar su içerisine bu bitkilerden birer çay kaşığı ezilerek koyulacak. 20 dk demlenip aç iken 1 su bardağı içilecek. Geriye kalan 1 bardak içecek buzdolabına kaldırılarak akşam yemeğinden yarım saat kadar önce içilecek.

Bu karışım şekerin yükselmesini engeller. Şeker hastalığını tamamen tedavi etmek biraz zordur. Üstelik insülün de kullanılmaya başlanmışsa, pankreası tekrar uyarmak çok daha zordur. Çünkü vücut hazır insülüne alışmıştır.

Şeker hastalığında doktorun verdiği perhize mutlaka uyulmalıdır.

SARMISAK

Thursday, December 28th, 2006

SARMISAK

Kendine özgü kokusu ve tadı nedeniyle hem sebze hem de gıdalara lezet verici olarak kullandığımız sarmısak, soÄŸan ve pırasanın da içinde yer aldığı soÄŸangiller ailesindendir. Eski Mısır ve Çin’de baÅŸlayarak uzun süredir tüm dünyada kullanılan sarmısak bol miktarda potasyum, fosfor, selenyum, A ve C vitaminleriyle kükürtlü madde içerir. Sarmısak Avrupadaki veba ve 1.Dünya Savaşındaki dizanteri salgını da dahil birçok hastalığın tedavisinde kullanılmıştır. Son yıllarda yapılan araÅŸtırmalarda sarmısağın tansiyonu, kan kolesterolünü ve tribliserid düzeylerini normale indirdiÄŸi gösterilmiÅŸtir. Kan damarlarını geniÅŸletmekte ve kanın pıhtılaÅŸma yeteneÄŸini azaltmakta, böylece damar tıkanmasını önlemektedir. Kalp hastalarına 6 ila 10 gr. sarmısak suyu içirildikten sonra kalp hastalığından ölüm oranının 1 yıl içinde %50 azaldığı görülmüştür. Bu hastaların tansiyonu ve kolesterol düzeyleri düşmüş, iÅŸtahları artmış, ayrıca eklem aÄŸrıları azalmıştır. Sarmısağın Pasteur tarafından antiseptik özellikleri belirlenmiÅŸ, son yıllarda da antibiyotik, antivirüs ve antikanser maddeler içerdiÄŸi bulunmuÅŸtur. Sarmısak kanser yapıcı nitrozamin oluÅŸumunu azaltır. Kanser hücrelerinin bölünmesini durdurur, bağışıklığı artırır ve vücudu radyasyona karşı korur. Bol sarmısak yiyen kiÅŸilerde mide kanseri nadiren görülmektedir

KOLESTEROL VE TRİGLİSERİT YÜKSEKLİĞİ

Thursday, December 28th, 2006

KOLESTEROL VE TRİGLİSERİT YÜKSEKLİĞİ

Öncelikle katı ve hayvansal yağları tamamen bırakmak gerekir. Ambalaj üzerinde kolesterolsüz yazsa dahi, oda sıcaklığında katı duran hiçbir yağı tüketmeyiniz. Ayrıca şekerli ve beyaz undan yapılmış yiyecekler de özellikle trigliserit oranını yükseltmektedir.

Yağ olarak zeytinyağı tercih edilmelidir. Yalnız zeytinyağı ile kızartma yapmayınız. Bu şekilde zeytinyağının da faydası yoktur. Zeytinyağı çok sıcak ısılarla karşılaşmamalıdır.

Limon, maydanoz, sarımsak, soğan mümkün olduğunca tüketilmelidir. Kekik, karabaş otu, biberiye ve hindiba çayları da faydalıdır. 1 su bardağı kaynar suya birer çay kaşığı koyularak 15 dk demleyiniz. Sonra süzerek sabah - akşam yemeklerden 20-30 dk kadar önce 1 su bardağı içiniz.

Tansiyonu yüksek olan kişiler kekik ve biberiye bitkisini daha az kullanmalıdırlar. Yüksek tansiyon sorunu olanlar bu karışıma ökse otu ve alıç eklerlerse aynı zamanda tansiyonu düşürür.

Halk arasında oğul otunun kalp damarlarına iyi geldiği ve kolesterolü düşürdüğü söylenir. Aslında oğul otunun böyle bir özelliği yoktur fakat sinirsel, korku ve ensdişeden dolayı oluşan kalp çarpıntısını engellediği için faydalı bir bitkidir.

Sarmısak yiyemiyorsanız sarmısak kapsüllerinden (garlic oil) günde 1-2 adet içiniz.

Omega 3-6-9 içeren, derin deniz balık yağlarından sabah, akşam tok iken 1 adet içiniz. Bu omega yağları iyi kolesterolü yükseltir (HDL), kötü kolesterolü düşürmektedir (LDL).

Öğütülmüş keten tohumu günde 1-2 tatlı kaşığı su ile içilirse bu da kolesterolü düşürmeye yardımcı olur.

Günde 1 tatlı kaşığı öğütülmüş üzüm çekirdeğini, bir miktar yağsız yoğurt ile yemek de faydalıdır.

Bu ürünlerin hepsinin en kalitelisini, en hesaplısını işyerimizde bulabilirsiniz.

Yukarıda bahsettiÄŸimiz ürünler kolesterol ve trigliserit gibi kandaki lipidleri düşürmek içindir. Kalp damarlarınızda daralma veya tıkanıklık söz konusu ise Herbalist Tarkan GüveloÄŸlu ‘ na baÅŸvurunuz. Saf bitki özleri damlası ile kalp damarlarında oluÅŸan daralma ve tıkanıklıklar açılabilmektedir. www.bitkiselsite.com dan ayrıntılı bilgi alabilirsiniz.

ZEYTİNYAĞI

Thursday, December 28th, 2006

ZEYTİNYAĞI

Zeytin MucizesiZeytinyağının yapısal olarak diğer yağlardan farkı insan sağlığı için gerekli olan yağ asitlerinden olan oleik asitten zengin oluşudur. Zeytinyağının yaklaşık üçte ikisini tekli doymamış yağ asitlerinden oleik asit oluşturur.

Zeytinyağı ayrıca, yağın yanması sırasında açığa çıkan ve kansorejen olduğu ileri sürülen zararlı maddelerin olumsuz etkilerinden koruyucu özellikler taşıyan antitoksidan maddelerden tokoferollerin (E vitamini) de kaynağıdır. E vitamininin hücre harabiyetini, yaşlanmayı geciktirici özellikleri artık biliniyor.

Zeytinyağı kolesterolün ince bağırsaktan emilmesini güçlendiren sterollerden, A vitamini ve antitoksidan özellikleri olan hidrokarbonatlardan, safra asidi salgılamasını artırıcı ve kolesterolün vücuttan atılımını kolaylaştırıcı terpenik alkoller, hücre duvarının yapı taşı olan fosfolipidlerin de kaynağıdır.

Sağlık Üzerine Etkisi.
Zeytinyağı katı ve sıvı yağlar arasında en kolay hazmedilen, mide ülserlerine karşı koruyucu özelliği olan safra kesesi ve idrar yolları hastalıklarında olumlu etkisi olan bir besindir. Büyüme ve gelişme içingerekli olan yağ asitlerinden zengin olduğu için bebek ve çocukların gelişmesinde önemli rol oynar. Vitamin ve antioksidan maddelerden zengin oluşu nedeniyle yetişkinlerde hücre harabiyetini, yani yaşlanmayı geciktirir.

Kalp-Damar Hastalıkları ve Zeytinyağı.

Zeytinyağı Mucizesi

Zeytinyağının saÄŸlık açısından çok önemli bir etkisi kalp ve damar hastalıklarından koruyucu olmasıdır. Kolesterolün ince barsaktan emilmesini dengeleyici özellikleri nedeniyle kalp-damar hastalıklarına yol açanplazma LDL seviyesinin düşük, buna karşılıkkoruyucu HDL’nin yüksek olmasını saÄŸlayarak

plazma kolesterol seviyesini kontrol altında tutar, kalp hastalıkları oluşma riskini azaltır. Son yıllarda bu konuda yapılan araştırmalar da bu bulguları desteklemektedir.

SARMISAK

Thursday, December 28th, 2006

SARMISAK

Kendine özgü kokusu ve tadı nedeniyle hem sebze hem de gıdalara lezet verici olarak kullandığımız sarmısak, soÄŸan ve pırasanın da içinde yer aldığı soÄŸangiller ailesindendir. Eski Mısır ve Çin’de baÅŸlayarak uzun süredir tüm dünyada kullanılan sarmısak bol miktarda potasyum, fosfor, selenyum, A ve C vitaminleriyle kükürtlü madde içerir. Sarmısak Avrupadaki veba ve 1.Dünya Savaşındaki dizanteri salgını da dahil birçok hastalığın tedavisinde kullanılmıştır. Son yıllarda yapılan araÅŸtırmalarda sarmısağın tansiyonu, kan kolesterolünü ve tribliserid düzeylerini normale indirdiÄŸi gösterilmiÅŸtir. Kan damarlarını geniÅŸletmekte ve kanın pıhtılaÅŸma yeteneÄŸini azaltmakta, böylece damar tıkanmasını önlemektedir. Kalp hastalarına 6 ila 10 gr. sarmısak suyu içirildikten sonra kalp hastalığından ölüm oranının 1 yıl içinde %50 azaldığı görülmüştür. Bu hastaların tansiyonu ve kolesterol düzeyleri düşmüş, iÅŸtahları artmış, ayrıca eklem aÄŸrıları azalmıştır. Sarmısağın Pasteur tarafından antiseptik özellikleri belirlenmiÅŸ, son yıllarda da antibiyotik, antivirüs ve antikanser maddeler içerdiÄŸi bulunmuÅŸtur. Sarmısak kanser yapıcı nitrozamin oluÅŸumunu azaltır. Kanser hücrelerinin bölünmesini durdurur, bağışıklığı artırır ve vücudu radyasyona karşı korur. Bol sarmısak yiyen kiÅŸilerde mide kanseri nadiren görülmektedir

ENGİNAR

Thursday, December 28th, 2006

ENGİNAR

Enginar,insan vücudu üzerinde sayısız faydaları olan ve karaciğer üzerindeki olumlu etkileri ile karaciğerin dostu olarak bilinen bir bitkidir. Yapısında pek çok yararlı maddeyi bulundurmakla beraber, karaciğer üzerindeki olumlu etkilerinde yapraklarında yoğun olarak bulunan Cynarin adlı maddenin rolü olduğu bilinmektedir.

Karaciğer, toksik maddelerden vücudu arındıran organlardan biridir. Karaciğerin bu fonksiyonu zamanla alkol kullanımı, çeşitli ilaçların etkisi, sigara, endüstriyel atıklar vb. Çevresel faktörler, bazı kronik rahatsızlıklar nedeniyle azalır. Araştırmalar Enginar’ın, karaciğer hücrelerinin yenilenmesini teşvik ettiğini ve antioksidan etki gösterdiğini ortaya koymuştur.

Enginar’ın, karaciğerdeki safra üretimini arttırdığı ve safra kesesinin düzenli çalışmasına yardım ettiği, sindirim sistemi şikayetlerine karşı etkili olduğu, kandaki kolestrol, LDL ve trigliserit miktarlarının düşürülmesine yardımcı olduğu bilinmektedir.